8 Mayıs 2012 Salı

Dünyada üzerinde bir çok akarsu bulunmaktadır. Bunlardan bazıları öylesine büyüktür ki bir kıtayı boydan boya geçebilir: Nil Nehri gibi... İşte o büyük akarsular:


Adı / Bulunduğu ülke / bölge

Nil – Afrika
Niger – Batı Afrika
Congo – Orta Afrika
Zambezi - Zambiya
Amazon Güney - Amerika
Paraná Brezilya - Arjantin
Orinoco - Venezüella
Mackenzie - Kanada
Yukon - Kanada
Mississippi - ABD
Rio Grande - ABD/Meksika
Colorado - ABD
Dicle/Fırat - Ortadoğu
Darling - Avustralya
Yangtze - Çin
Yellow - Çin
Mekong - Güneydoğu Asya
Ganges - Himalayalar
Volga - Rusya


Dünya'nın 400.000 km²'den büyük olan ırmak veya göl havzalarının listesi.
  1. Amazon nehri - 6.144.727 km² (Dünyanın en uzun ikinci nehri)
  2. Kongo nehri - 3.730.474 km²
  3. Nil nehri - 3.254.555 km² (Dünyanın en uzun nehri)
  4. Mississippi nehri - 3.202.230 km²
  5. Obi nehri - 2.972.497 km²
  6. Parana nehri - 2.582.672 km²
  7. Yenisey nehri - 2.554.482 km²
  8. Çad Gölü - 2.497.918 km²
  9. Lena Nehri - 2.306.772 km²
  10. NijSinter nehri - 2.261.763 km²
  11. Amur nehri - 1.929.981 km²
  12. Mackenzie nehri - 1.743.058 km²
  13. Yang-Çe nehri (Chang Jiang) - 1.722.155 km²
  14. Volga nehri - 1.410.994 km²
  15. Zambezi nehri - 1.332.574 km²
  16. Tarim nehri - 1.152.447 km²
  17. Nelson nehri - 1.093.442 km²
  18. Sint nehri- 1.081.733 km²
  19. St. Lawrence nehri - 1.049.621 km²
  20. Murray nehri - 1.072.000 km²
  21. Ganj nehri - 1.016.104 km²
  22. Orinoko nehri - 953.598 km²
  23. Huang He - 945.065 km²
  24. Orange nehri- 941.421 km²
  25. Yukon nehri - 847.642 km²
  26. Mekong nehri - 805.627 km²
  27. Tuna nehri - 795.686 km²
  28. Seyhun - 782.669 km²
  29. Dicle-Fıratnehirleri - 765.831 km²
  30. Tocantins nehri - 764.183 km²
  31. Okavango nehri - 721.277 km²
  32. Colorado nehri (ABD) - 703.132 km²
  33. Kolyma nehri - 679.908 km²
  34. Columbia nehri - 657.490 km²
  35. Brahmaputra nehri - 651.334 km²
  36. São Francisco nehri - 617.812 km²
  37. Rio Grande - 608.023 km²
  38. Ceyhun nehri - 534.764 km²
  39. Dinyeper nehri - 531.817 km²
  40. Balkaş Gölü - 512.010 km²
  41. Juba nehri - 497.655 km²
  42. Don nehri - 458.703 km²
  43. Limpopo nehri - 421.168 km²
  44. Senegal nehri - 419.659 km²
  45. Irrawaddy nehri - 413.674 km²
  46. Pearl nehri - 409.458 km²
  47. Colorado nehri (Argentina) - 402.956 km²



NİL NEHRİ
 Nil nehri, Dünyanın en uzun nehridir (6.650 km). Havzası Afrika kıtasının onda birini kaplar. Güneyden kuzeye doğru akar ve üç ana kolu vardır: Beyaz Nil Nehri, Mavi Nil Nehri ve Atbera Nehri. Nehrin en uzaktaki kaynağı Burundi'deki Doğu Afrika Göller Bölgesi'ndeki Kagera Nehri olarak doğar ve Tanzanya, Ruanda ve Uganda sınırlarını oluşturarak Victoria Gölü'ne katılır. Asıl Nil nehri bu gölden Victoria Nili olarak çıkar. Kyoga ve Albert Göllerinden geçtikten sonra Albert Nili olarak yoluna devam eder. Nimule'de Sudan'a giren nehrin ana kolu, Melekal yakınında Bahrü'l Gazal ve Sobat Nehirleriyle birleştikleri yere kadar Bahrü'l Cebel, Mavi Nil Nehri ile birleştiği yere kadar da Beyaz Nil Nehri olarak anılır. Mavi Nil Etiyopya'nın orta kesiminde doğar ve Beyaz Nil'e Hartum yakınlarında doğu kıyısından katılır. Mısır'daki taşkınlara yol açan suyu ve bereketli çamuru Mavi Nil getirir. Asıl Nil son büyük kolu olan Atbera nehrini Hartum'un kuzeydoğusunda ve doğu kıyısından alır. Daha sonra kuzeybatıya doğru geniş bir S çizer. Bu arada üç çağlayanı aşarak "Nasır Gölüne" katılır. Bu gölü oluşturan Assuan Barajı'nın aşağısında Mısır içlerinde kuzeye doğru akar ve Kahire yakınlarında "Nil Deltası"nı olusturur ve İskenderiye ile Dimyat'tan Akdeniz'e dökülür.Denize dökülen yer olan ağız kısmı yaklaşık olarak 300 km uzunluğundadır.
Mısır'da Nil Nehri'nin sulama amacıyla kullanılması çok eski bir geçmişe dayanır. 19. yüzyılda baraj ve kanalların yapımı ile daha geniş bir alanda ve sürekli sulama olanağı sağlanmıştır. Nil nehri üzerinde bulunan Assuan Barajı hem sulama, hem de elektrik üretiminde Mısır için hayati bir önem taşımaktadır. Nil nehri tarih boyunca ve günümüzde taşımacılıkta da yoğun olarak kullanılmaktadır.


Ekvator yakınlarından kuzeye, Akdeniz'e akan 6.650 km uzunluğundaki Nil Irmağı dünyanın en uzun akarsuyudur. Nil'in akaçlama havzası Tanzanya, Burundi, Ruan­da, Zaire, Kenya, Uganda, Etiyopya, Sudan ve Mısır'ın bazı bölümlerini içine alır.
Nil yüzyıllardır insanlar için gizem dolu bir ırmak olmuştur. Eski Mısırlılar ve Yunanlılar Nil'in, bildikleri öbür büyük ırmakların tersi­ne, neden güneyden kuzeye doğru aktığını ve aylarca yağmur yağmadığı halde yaz sonunda neden taştığını çözememişlerdi. Nil'in kayna­ğını bulabilmek ve ırmak sisteminin gizini çözebilmek için tarih boyunca pek çok sefer düzenlendi. Sonunda, 1862'de İngiliz kâşif John Hanning Speke Nil'in Uganda'daki Vic­toria Gölü'nden kaynaklandığını buldu. Gene de, taşkınların nedeni 20. yüzyıla değin tam anlamıyla anlaşılamadı.
Nil'in ana kolu, su düzeyi Owen Çağlayanı Barajı'yla denetim altında tutulan Victoria Gölü'nün kuzey ucundan çıkar. Sığ Kioga
Gölü'nü geçtikten sonra Kabarega Çağlayanı'nda alçalarak Albert Gölü'ne girer. Albert Gölü'nden çıkıp Sudan topraklarına girdikten bir süre sonra, akışının kimi kez suda yüzen büyük bitki adalarıyla kesildiği, Sudd adı verilen geniş bir bataklıktan geçer. Bundan sonra Beyaz Nil adındaki ana ırmağa, Su­dan'ın başkenti Hartum'da Mavi Nil katılır. Mavi Nil, Etiyopya'daki Tana Gölü ve çok sayıdaki akarsuyla beslenir. Nil taşkınlarının başlıca nedeni de Etiyopya'daki şiddetli yaz yağmurlarıdır. Hartum'un güneyinde, Mavi ve Beyaz Nil ırmakları arasında kalan ve Cezire adı verilen geniş toprakların sulanması amacıyla Mavi Nil üzerinde Sennar Barajı yapılmıştır. Hartum'un kuzeyinde Nil'e son büyük kolu olan Atbara Irmağı katılır. Bura­dan başlayarak Akdeniz kıyısına kadar, ürün yetiştirmeye yetecek yağmur yağmaz; bütün bölge tümüyle Nil'in suyundan yarar­lanır.
Mısır'ın güneyindeki Assuan Barajı bahar­da, ırmağın su düzeyinin en düşük olduğu zamanda, sulama için gerekli suyu sağlamak amacıyla ırmağın akışını denetler. Assuan' dan sonra vadi genişler ve birçok yerde bentlerle ırmağın su düzeyi yükseltilir. Böyle­ce ırmak suyunun yılın tüm mevsimlerinde sulama için kullanılan ana ve yan kanallara ulaşması sağlanır. Nil yalnız tarım yapılan toprakları sulamakla kalmaz, bereketli ça­murlarını da tarlalara taşır. Mısır halkı yiyece­ğinin ve zenginliğinin büyük bölümünü Nil'e borçludur. Ekili toprakların yaklaşık dörtte birinde bölgenin en değerli ürünü olan pamuk yetiştirilmektedir.
Nil Kahire'de büyük deltasına ulaşır. Bir zamanlar ırmak delta içinden yedi kol halinde akarken, yüzyıllar boyunca akışı denetlenerek günümüzde iki koldan akar duruma gelmiştir. Bu iki kol Reşit (Rosetta) ve Dimyat'ta Akdeniz'e ula­şır. Irmağın bütün suyunun sulamaya ayrıldığı zamanlarda kolların biri bir barajla, öbürü de her kış yapılıp ağustosta selle yıkılan bir toprak setle denize kapatılır. Bu zaman­larda, deltada suyolu ulaşımı kanallarla sağ­lanır.


Nil Nehri
Kaynak:Afrika
Ağız:Akdeniz
Havza ülkeleri:

Mısır, Sudan, Burundi,  Ruanda, Kongo, Tanzanya, Kenya, Uganda ve Etiyopya
Uzunluk:6.650 km
Kaynak rakımı:1.134 m
                         
                                                                   
                                                                               




                         




NİJER NEHRİ
Dosya:Niger nehri maptr.png










 4.000 kilometreyi aşan uzunluğuyla Batı Afrikadaki daki en büyük nehir.Nijer Nehri Gine,Mali Nijer ülkelerinden geçerek Benin Nijer sınırının bir kısmını oluşturur ve Nijerya topraklarına sokularak bir delta yapar ve Atlas Okyanusu'nun bir kolu olan Gine Körfezi'ne sularını boşaltır. Doğduğu kaynaktan döküldüğü yerin doğrultusu bir hilâli andırır.
Nijer Nehri, Nil'e göre oldukça berraktır. Bunun sebebi yatağındaki materyalin iyice aşınmış antik kaya kütleleri olmasından kaynaklanır. Nil Nehri'nde ise taşınan alüvyon Nijer Nehri'nin 10 katından fazladır. Nijer Nehri aynı [Nil gibi yılın belirli dönemlerinde taşar, Nijer Nehri'nin sularının yükselme mevsimi eylül'de başlar ve kasım'da zirveye ulaşır ve mayıs ayına gelindiğinde normale döner.
Nijer Nehri'nin pek sık görülmeyen bir özelliği de eğiminin iyiden iyiye düştüğü yerde bir iç delta yapmasıdır. Nehrin kollara ayrıldığı yerde birçok çay, bataklık ve göl oluşur. Mevsimi geldiğinde taşan nehirin tarıma elverişe yaptığı katkı bu kadar büyükken nehrin onlarca, kola ayrıldığı bu delta bölgesinde daha da artar ve balıkçılık ile tarıma elverişli geniş topraklar sağlar.
Nijer Nehri, akarsuların yol alabileceği en ilginç doğrultulardan birini izler. Atlas Okyanusu'na sadece 150 mil (240 km) uzaklıktayken denize değilde kıtanın içine Sahra Çölü'ne doğru yönelip oradan da keskin bir dönüşle tekrar okyanusa dönmesi tüm dünyada coğrafyacılara hayret vermektedir.

                                                       


                                                              
KONGO NEHRİ

Kongo Nehri (Bir dönem Zaire Nehri olarak da anılmıştır) Orta Batı Afrika'nın en uzun nehridir. Chambeshi koluyla birlikte 4.700 km uzunluk ileAfrika'nın Nil'den sonra en uzun ikinci nehiridir.saniyede 80000 m3 su akıtır. Nehir kollarıyla birlikte Amazon'nden sonra dünya'nın 2. en büyük yağmur ormanını beslemektedir. Dünyanın en uzun 5. nehridir. Ekvator çizgisini iki kez kesmektedir. Afrika kıtasında debisi en yüksek nehirdir. 


Kongo nehrinin kenarında Afrika kıtasının en modern şehirlerinden olan ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin (Zaire) başkenti Kinshasa şehri yer almaktadır. Kongo nehrinin Atlas Okyanusu'nda denize döküldüğü yerden 560 km içeride kurulmuş olan bu başkentin hemen karşı kıyısında yine Afrika kıtasının ülkelerinden olan Kongo Cumhuriyeti'nin başkenti olan Brazzaville şehri yer almaktadır. Bu iki şehir dünyada birbirine en yakın olan iki başkenttir. Arasında sadece Kongo nehri bulunmaktadır. Kongo Cumhuriyeti ile Demokratik Kongo Cumhuriyetinin sınırını teşkil eden bu nehir Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile Angola devleti sınırında Atlas Okyanusu'na dökülür.




ZAMBEZİ NEHRİ
Dosya:Zambezi river basin.jpg

Zambezi Nehri, Afrika'nın dördüncü büyük nehridir. Nehir, Orta Afrika Platosu'ndan doğar ve S biçimli bir vadi izleyerek Hint Okyanusu'na dökülür. Zambiya'daki Kalene Hill yakınlarında 1.460 m yükseklikte doğan başlangıç kaynağı, Angola'dan gelen kollarla beslenerek Zambiya'nın batı kesimi boyunca güney yönünde ilerler. Ardından kuzeydoğuya dönerekZambiya-Zimbabve sınırını oluşturur. Mozambik topraklarına girdikten sonra güneybatıya yönelerek Hint Okyanusundaki deltasına ulaşır.



Başlıca kolları KabompoLungue-Bungo (Lungwebungu), ChobeKafue ve Shire'dir. Havzası kıtanın bütün ortagüney kesimini içine alır. Toplam uzunluğu 2,574 km, su toplama havzası 1,390,000 km², yıllık ortalama debisi ise 7.100² m³/sn'dir.



Zambezi Nehri çeşitli büyüklükte ve bir düzineden fazla kolla beslendiği yukarı çığırında yaklaşık 300 m alçalır. Yüksekliğinin 880 m'ye indiği Kazungula'da (Zambiya) genişliği 1.380 m'ye ulaşır. Daha sonra bu dev su kütlesiyle Victoria Çavlanındanaşağı dökülür. Yaklaşık 720 km boyunca Zambiya ve Zimbabve arasında akar. Bu bölümün yaklaşık 280 km'si Kariba Barajı'nın oluşturduğu Kariba Gölünden geçer. Mozambik sınırı yakınında başlayan orta çığırında, Cabora Bassa Barajı'nın oluşturduğu, ağız bölümündeki kum sırtları dışında sığlıklar, ivintiler ve çavlanlarla da kesintiye uğrayan Zambezi Irmağının yaklaşık 2.600 km'lik bölümü küçük buharlı gemilerle ulaşıma elverişlidir. Irmak üzerinde başlıca dört geçiş noktası vardır; Victoria Çavlanı Köprüsü, Kariba'daki baraj duvarı, Chirundu'daki (Zimbabve) köprü ve Mozambik'te Vila Nova da Fronteira ile Vila de Sena arasında uzanan köprü. Kariba Barajı, Kariba Boğazında Zambezi'nin sularını toplayarak hidroelektrik enerjisi üretir. Kariba Gölü, barajdan Şeytan Boğazına kadar 280 km boyunca uzanır ve genişliği 32 km'ye kadar ulaşır. Zambezi Irmağı çevresinde yaşayan başlıca halklar arasında Loziler, Tongalar, Şonalar, Çevalar ve Nsengalar sayılabilir.yaklaşık 320 km uzunluğundaki Cabora Bassa Gölü'ne girer. Aşağı çığırında önce Tete Havzası'na akar, ardından Lupata Boğazı'ndan geçerek Mozambik Ovası'na açılır. Buradaki geniş bir vadide ilerler ve bazı yerlerde 5-8 km genişliğe ulaşır. Vila Fontes yakınında, son büyük kolu olan Shire Irmağı'yla birleşir. Denize dökülme noktasına yaklaşırken, kum sırtlarıyla engellenen geniş, düz ve bataklık bir deltaya yayılır. Daha geniş olan doğu kolu kuzeydeki Muselo Nehri ile güneydeki ana ırmak ağzına, batı kolu ise Inhamissengo ve Melambe ırmaklarına ayrılır.



AMAZON NEHRİDosya:Mouths of amazon geocover 1990.png
Amozon'un denize döküldüğü yer.


Amazon Nehri, taşıdığı su bakımından dünyanın en büyük, uzunluk bakımından da dünyanın ikinci nehridir.
Büyük Okyanus yakınlarında, And dağlarından doğar. Doğuya doğru akarak Atlas Okyanusu'na dökülür. Uzunluğu 6299 km, denize taşıdığı su saniyede 120000 m3'tür. En önemli kolu Madeira (3500 km) nehridir. 
Amazon'un ağzındaki çeşitli adaların en büyüğü 42000 km2 yüzölçümü olan Marajo'dur. Nehrin ağzından binlerce kilometre içerilere doğru çeşitli büyüklükte gemiler işler. Taşıdığı su miktarı Mississippi, Nil, ve Yangtze Nehirlerinin taşıdıkları suların toplamından fazladır (tüm dünya nehirlerinin taşıdığı suyun yaklaşık % 20-25 ini taşıdığı sanılmaktadır.)





PARANA BREZİLYA NEHRİ

Paraná Nehri (PortekizceRio ParanáİspanyolcaRío Paraná), Güney Amerika'da Amazon Nehri'nden sonra ikinci en büyük akarsu. Orta Brezilya'nın güneydoğu kesimindeki platodan doğan nehir genellikle güney yönünde akar ve 4.880 km'lik bir çığırdan sonra Uruguay Nehriylebirleşerek Atlas Okyanusu kıyısında geniş Río de la Plata Halicini oluşturur.
Paraná'nın yaklaşık 2,8 milyon km²'lik su toplama alanı Brezilya'nın güneydoğu kesiminin büyük bir bölümünü, Paraguay'ı, Bolivya'nın doğu kesimini ve Arjantin'in kuzey kesimini kapsar.
Nehir çığırının büyük bölümü (yaklaşık 3.000 km) Brezilya'dadır. Kaynaklandığı yerden Paraguay Nehriyle birleştiği noktaya kadar Yukarı (Alto) Paraná olarak anılan nehrin bu kesimdeki en önemli kolları Brezilya'nın Atlas Okyanusu kıyısı yakınlarından kaynaklanan TietêParanapanema veIguaçu nehirleridir. Paraná, Goias platolarından inen Paranaíba ile Mantiqueira Dağları'nın doğu yamacından doğan Grande Nehri'nden oluşur. Brezilya'da, kuzeydoğudan güneybatıya doğru ilerleyen Paraná'nın çığırı çağlayanlarla kesilir. Urubupungá ve Sete Quedas (Guaíra) arasında, sağ kıyısından birçok kol (TietêParanapanemaIvaí) alan nehir, ulaşıma elverişlidir.
Guaíra ile Iguaçu'yu kavuşturduğu yer arasında, Paraná önce Brezilya-Paraguay sınırını çizer, sonra Brezilya'dan çıkarak Arjantin ile Paraguay arasında akar. Encarnación'dan önce çığırı gene 80 km boyunca çağlayanlarla kesilir.
Iguaçu ve Paraguay nehirleriyle birleştiği noktalar arasında Paraguay-Arjantin sınırını oluşturan Paraná, Paraguay Nehriyle birleştikten sonra Aşağı Paraná adını alarak yalnızca Arjantin sınırları içinde akmaya başlar ve Santa Fé yakınında son önemli kolu olan Salado'yu alır. Santa Fé ve Rosario arasında oluşan Paraná deltasının yukarı ucu 17,5 km, aşağı ucu ise 65 km genişliğindedir. Paraná Nehri deltanın içinde birçok kola ayrılır. Bunların en önemlileri Paraná Guazú ve Paraná de las Palmas'tır.

Paraná'nın yıllık ortalama debisi saniyede 17.290 m³'tür. Yukarı Paraná'nın rejimi basit tropikal tiptedir (maksimum noktasından Guaíra'da şubat-mart aylarında geçer. Burada modülü 9.800 m³/sn'dir). Bol su taşıyan ve karmaşık rejimli Iguaçu'ya kavuşmasından sonra, mayıs-haziranda suların inişinde bir duraklama olur ve ekimde kısa bir kabarma görülür. Corrientes'te başlıca iki kolun (Paraná ve Paraguay) toplam debisi 16.000 m³/sn'dir. Paraguay ve And eteklerinden gelen cılız kolları (Salado) rejimi çok az etkiler; rejim, Rosario'da, martta maksimum noktasından, haziranda bir durgunluk döneminden ve ekimde hızlı bir kabarma döneminden geçerek eylülde minimum noktasına iner. Eğimlerin azalması ve yüksek buharlaşma, Rosario'da debinin (yaklaşık 15.000 m³/sn). Corrientes'tekinden az olmasını açıklar.

ORİNOCO NEHRİ

 
Üzerinde Orinoco'nun gösterildiği ilk harita 1529 yılından gelir ve Diego Ribero'ya dayanır.
Ancak ilk büyük keşif 18. yüzyılda José Solano önderliğinde yapılmıştır. Keşif gezisi Yukarı Orinoco Vadisi'nden Rio Negro'ya kadar ilerler. 1800 yılında Alman araştırmacı Alexander von Humboldt ve Fransız botanik Aimé Bonpland, Rio Apure ağzından başlayan ve Yukarı Orinico Vadisi'ne kadar süren bir keşif gezisine girişirler ve nehrin flora ile faunasıyla ilgili önemli veriler toplarlar.
Buna karşın Orinoco'nun kaynağı, henüz Kasımm 1951'de Venezuellalı araştırmacılar tarafından Brezilya sınırı yakınındaki Sierra Parima'da keşfedilir.

Bifurkation


Orinoco haritası 1897
Orinoco'nun bir özelliği, çok ender doğal fenomen bifurkationdur. Bifurkation bir nehir yolunun çatallanıp kollara ayrılmasının bilimsel tabiridir. Orinoco'nun bir kolu Brazo Casiquiare Nehri, yüksek su seviyesindeyken, Amazonlara açılan Rio Negro'ya da akar. Orinoco kaynağından doğan su, belli şartlar altında Orinoco Deltası üzerinden Karayib Denizi'ne dökülmeyip, bilakis çok daha güney doğudaki Atlas Okyanusu'na dökülür.


 MACKENZİE NEHRİ

Dosya:MackenzieDelta23.jpg
Mackenzie Nehri, Kuzeybatı Kanada'da doğup kuzeyde Kuzey Buz Denizi'ne dökülen bir nehirdir. Nehir, Kanada'daki Büyük Slava Gölü'nden doğar ve kuzeye doğru akaçlanır. Geçtiği yerdeki iklim ve bitki örtüsü genelde iğne yapraklı ormanlar veya buzullardan ibarettir. Nehrin adı, "Mackenzie" adını almadan önce "Disappointment Nehri"dir. Daha sonra Alexanieder Mackenz'nin Büyük Okyanasu'u araştırması sırasında bu nehri keşfetmesiyle beraber nehrin adı Mackenzie olmuştur. Yerli "Dene" halkı, nehri "Deh Cho" adıyla anmaktadır.

2008 yılında Kanadalı ve Japon mühendisler, Mackenzie havzasında ikinci parti olarak yüklü bir miktar doğal gaz bulmuşlardır.





YUKON NEHRİ



Yukon Irmağı Haritası

Yukon Irmağı Kuzey Amerika‘nın büyük akarsularından birisidir. Yukon Irmağı Kanada‘dan doğarak Alaska(ABD) topraklarından Bering Denizi’ne dökülür.
Yukon Irmağı Kuzey Amerika’nın önemli sıra dağlarından Kayalık Dağlar‘ın kuzeyinden bir kaç kol olarak doğar.


En güneydeki kol Sagway kentinin doğusundaki bir gölden taşan sulardan kaynaklanır. Akarsu kuzey – kuzeydoğu yönünde ilerleyerek Kayalık Dağlar‘dan gelen bir başka kol ile birleşir. İki kol birleşerek debisini yükselterek büklümler yaparak kuzeye doğru ilerler. Bir süre sonra Kelpe Tepeleri’nin güneydoğusundan gelen başka bir kol ile birleşir. Önce batıya sonra kuzeye dönerek geniş bir hilal çizer. Kanada’nın Davson kentinden geçtikten sonra kuzeybatı yönünde ilerleyerek Kanada topraklarından çıkar ve Alaska topraklarına girer.

Alaska topraklarında önce kuzeybatı yönünde ilerleyen Yukon Irmağı Fairbank kentinin kuzeydoğusundaki ovada Mackenzie Dağları‘ndan gelen diğer bir kol ile birleşir. Ovada bir dirsek yapan Yukon Irmağı kuzeybatı yönünde ilerlemeye başlar. Bir süre bu şekilde yol alan Yukon Irmağı Kuskokwim Dağları‘nın kuzeydoğusundaki ovada Kuzey Alaska’dan gelen başka bir kol ile birleşir.
Artık debisi iyice yükselen Yukon Irmağı önce batı sonra güneybatı yönünde ilerlemeye başlar. Bir süre sonra deltasına girer. Kuskokwim Dağları’nın kuzeybatısındaki Mounta Village kentinde, kendi geniş deltasında kollara ayrılarak Bering Denizi‘ne dökülür.
Yukon Irmağı 3.700 km uzunluğundadır.  Irmağın debisi ortalama 6.430 m³/sn’dir. Yukon Irmağı 847.642 km²’lik bir havzaya sahiptir.
Alaska’nın yerleşimleri Yukon Irmağı boyunda yoğunlaşmıştır. Yukon Irmağı Alaska’nın Yukon Bölgesi’ne adını verir.
Yukon Irmağı Alaska’da kışların sert geçmesi nedeniyle büyük ölçüde donar. Irmağın çevresinin ikliminin sertliği nedeniyle bölgede tarım yapılamaz. Irmağın büyük bölümünde taşımacılık yapılabilmektedir.
Yukon Irmağı ve çevresi canlı varlığı bakımından oldukça zengindir. Fazla yoğun insan yaşamaının olmadığı Yukon Irmağı çevresindeki pek çok bölge Ulusal Park yapılarak koruma altına alınmıştır.


 MİSSİSSİPİ NEHRİ

 

 
Mississipi
Mississippi nehri ve havzası







Mississippi nehri ve havzası
Kaynakİtaska gölü
AğızMeksika Körfezi
Havza ülkeleriABD(98.5%), Kanada(1.5%)
Uzunluk3.733 km
Kaynak rakımı450 m
Havza alanı2.980.000 km²

Mississippi Nehri, Kuzey Amerika'nın en uzun akarsuyudur. Çok büyük bir kısmı ABD (%98.5) ve birazı da Kanada sınırları içinde akar. Kolları olan Missouri ve Jefferson nehriyle birlikte toplam uzunluğu 6.275 km'yi bulur ve bu haliyle Nil, Amazon ve Yangtze nehirlerinden sonra dünyanın en büyük 4. nehridir.

Dosya:Mississippi River map.png
Mississipi Nehri havzası


Adı, kızılderili dilinde "büyük ırmak" demektir. Amerika Birleşik Devletlerinin en uzun nehri. Kollarının uzunluğu ve suladığı alan itibariyle dünyanın en büyük nehir sistemidir. Nehrin ismi Ojibya yerlileri tarafından konmuştur. ’Missi’ ve ’Sippi’ kelimeleri, bu kabilenin dilinde, ’Büyük Nehir’ anlamına gelir. Taştığı zaman milyonlarca dekar araziyi kaplaması sebebiyle bazı yerlilerce de ’Suların Babası’ olarak adlandırılan Mississippi, Minnesota eyaletinin kuzeyindeki Hasca Gölünden doğar. Ancak, Missuri’yi meydana getiren üç ayrı ırmağın birleştiği Montana, nehrin asıl kaynağı olarak kabul edilir. Nil Nehrinden biraz kısa olan Mississippi yaklaşık 3.220.000 km2lik bir alanı sular. Nehrin 250 civarında kolu vardır. Bu kolların 45’inde ulaşım yapılmaktadır. Nehrin en önemli kolları Missouri, Ohio, Arkansas, Red River ve Des Moines’tir. Nehrin uzunluğu ile ilgili olarak değişik rakamlar verilmiştir. Bunlardan Mississippi Nehri Komisyonunun bildirdiği rakkam 6415 km’dir. Kaynağından denize döküldüğü yer arası 3779 km’dir. Mississippi Nehrinin ülke ulaşımında ve ziraatta ve diğer alanlarda sağladığı sayısız faydalı yönünün yanında, bir de zararlı tarafı bulunmaktadır. Her yıl 400 milyon ton verimli toprağı Meksika Körfezi ağzındaki deltaya yığar. Mississippi birkaç defa taşmıştır. 1929 ve 1937 yılında meydana gelen taşkınlarda büyük hasar meydana gelmiştir. Taşkınları önlemek için nehir üzerinde barajlar, pompalama istasyonları ve tali kanallar yapılmıştır. Mississippi Nehri dünyanın en işlek ticari su yollarındandır. Nehirde petrol, petrol ürünleri, demir, çelik, kömür, kum ve çakıl başlıca taşınan yüklerdir.



 RİO GRANDE NEHRİ



Rio Grande. Amerika Birleşik Devletleri'nde bir nehir. Ana kolu Kolorado'daki Rocky dağlarından doğar ve Meksika körfezi'ne dökülür.




Amerika Birleşik Devletleri ile Meksika sınırını çizer. Kolorado, New Meksico ve Teksas eyaletlerinden geçer.


 COLORADA NEHRİ


Kolorado Nehri
Horseshoe Bend (At nalı kıvrımı)







Horseshoe Bend (At nalı kıvrımı)
KaynakABD, Rocky Dağları
AğızKaliforniya Körfezi
Havza ülkeleriABD, Meksika
Uzunluk2,330 km
Kaynak rakımı~2700 m

Kolorado Nehri, ABD ve Meksika'daki bir nehir. Mojave dilide Aha Kwahwat, İspanyolca ise Río Colorado (Kızıl nehir) olarak adlandırılır. Güneybatı ABD ve Kuzeybatı Meksika'da uzanan nehir 2330 km uzunluğundadır. 640,000 km2 büyüklüğündeki havzası yedi ABD eyaletine ve iki Meksika eyaletine yayılır. Büyük Kanyonisimli jeolojik yapının oluşumundaki başlıca etkendir. Çeşitli balık türlerini barındıran nehir üzerinde birçok baraj da bulunmaktadır.


 Dosya:Grand Canyon Horse Shoe Bend MC.jpg
 At nalı kıvrımı


 ABD'nin batısındaki bu büyük ırmak, derin vadisi boyunca yer alan olağanüstü güzellikteki doğa görünümle­riyle ünlüdür. Kuzey Colorado'daki bol yağış alan Kayalık Dağlardan doğan Colorado Irmağı batıya ve güneye doğru 2.333 km bo­yunca akarak California Körfezi'ne dökülür.
Utah'ı güneydoğudan keserek, Arizona' nin kuzeyinden güneye doğru akar; Arizona' yı California'dan ayırır ve güneyde Meksika' ya girer. Colorado Irmağı 632.000 km² genişli­ğinde bir bölgeyi akaçlar.
Colorado Irmağı'nın Colorado Yaylası bo­yunca toprağı derinlemesine oyarak oluştur­duğu kanyonun en derin yeri Arizona'nın ku­zeybatısındaki Büyük Kanyon'dur. Colorado Irmağı, Büyük Kanyon'un batısında kurak Büyük Havza'ya girip güneye yönelir ve dağ sıralarını Siyah Kanyon'la keserek California Körfezi'ne doğru akışını sürdürür. Colorado Irmağı'nın yüzyıl­lar boyunca yüksek dağ ve tepelerden sürük­leyerek taşıdığı birikintilerden oluşan büyük delta California'daki Imperial Vadisi'ni de­nizden ayırır.
İspanyol denizci Francisco de Ulloa 1539' da California Körfezi'ne büyük bir ırmağın boşaldığına ilişkin belirtilere rastladı. Son­raki yıl, Hernando de Alarcon ırmak boyunca yukarıya doğru yelken açtıysa da, dört bir ya­nında çölden başka bir şey göremedi. Aynı yıl Garcîa Löpez de Cârdenas Büyük Kanyon'a ulaştı. 1869'da Binbaşı John Wesley Powell başkanlığındaki bir grup, teknelerle ır­makta akıntı yönünde giderek, bütün vadiyi geçti. Irmağın hızlı akan bölümlerinde çok tehlikeli olan bu yolculuk daha sonra birçok kez yinelendi.
Imperial Vadisi ilk kez 1900'de Colorado Irmağı'ndan yararlanılarak sulandı. Böylece, kıraç çöl bir tarım alanı oldu. Ama 1905'te, sulama sistemindeki bir çatlak nedeniyle Colo­rado Irmağı Imperial Vadisi'nde taşarak çiftlik­leri ve Güney Pasifik Demiryolu'nu sular altın­da bıraktı. İki yıl süren onarım çalışmaları sonucunda ırmak yeniden kendi yatağına döndü­rüldü. Sularla kaplı alanın Salton Gölü dışında­ki bölümü çok geçmeden kurudu.
Taşkınların denetlenmesi, sulama ve elek­trik enerjisi üretimi amacıyla, ABD yönetimi Siyah Kanyon'da Boulder Barajı'nı yaptı. 1936'da tamamlanan ve günümüzdeki adı Hoover Barajı olan 221 metre yükseklikte, 379 metre boyundaki bu barajın arkasında oluşan Mead Gölü 185 km uzunluğundadır. Baraj­dan elde edilen elektrikenerjisi Los Angeles'a kadar iletilir. Glen Kanyon Barajı ve Par­ker Barajı Colorado Irmağı üzerindeki öteki dev barajlardır.






FIRAT NEHRİ



Fırat nehri, Türkiye'nin en verimli ve su potansiyeli en yüksek ırmağıdır.
Fırat nehri Erzincan, Tunceli, Elazığ, Malatya, Diyarbakır, Adıyaman ve Gaziantep il sınırını belirledikten sonra Suriye, daha sonra Irak topraklarına girer. Irak'ta denize uzak olmayan bir noktada Dicle Nehri ile birleşerek Şatt'ül-Arab'ı oluşturur ve Basra Körfezi'ne dökülür. Nehrin en önemli kolları Murat, Karasu, Tohma, Peri, Çaltı ve Munzur Çayları'dır.


Fırat'ın yaptığı at nalı kıvrımı


Toplam uzunluğu 2.800 km ile Türkiye sınırları içinde kalan bölümün uzunluğu ise 1263 km'dir. 720.000 km² su toplama havzasına sahiptir. Fırat Nehri'nin rejimi Türkiye'deki diğer akarsulara göre daha düzenlidir. Mart ile Haziran ayları arasında yavaş yavaş kabarır, Temmuz ile Ocak ayları arasında çekilmiş olmasına rağmen yine de bol su akışı olur.
Fırat nehri 'nin en önemli kollarından olan Akarsu Sivas Kösedağ'dan doğmaktadır.
Nehir üzerine Türkiye’nin en büyük barajları inşa edilmiştir. Bu barajlardan Keban Barajı (Elazığ), Karakaya Barajı (Malatya-Elazığ), Atatürk Barajı (Adıyaman-Şanlıurfa), Birecik Barajı (Birecik) ve Karkamış Barajı (Kargamış) Barajları tamamlanmıştır. Ayrıca Fırat'ın suyu inşa edilen 2 adet Şanlıurfa tüneli de Harran Ovası ve çevresine yıllardan beri suya hasret topraklara suyu ulaştırmıştır.


Atatürk Barajı


Fırat nehrinin Türkiye de en hızlı aktığı yer olan Erzincan da her yıl yüzlerce turist rafting yapmak için buraya akın ediyor. Henüz rafting Türkiye de pek benimsenmese de özellikle Avrupalılar tarafından çok sevilen bir spordur ve aynı zamanda spor yapmak için Türkiye ye geldikleri dallardan en önemlisidir




DİCLE NEHRİ


 Dicle Nehri havzası

Dicle Nehri Türkiye’de doğup birçok kolları olan ve Irak topraklarına geçip orada Fırat’la birleşerek Şattülarap’ta Basra Körfezi'ne dökülen nehirdir. Nehir ana kaynaklarını Doğu Anadolu dağlarından ve dipten sızma yoluyla Elazığ yakınlarındaki Hazar(Gölcük) gölünden alır. Türkiye’nin önemli akarsularındandır. Doğu Anadolu dağlarından çıkar, Basra Körfezi'ne dökülür. Toplam uzunluğu 1900 km’dir. Türkiye topraklarında kalan bölümün uzunluğu ise 523 km’dir. En önemli kolları Batman ile Garzan, Botan, Habur, Büyük Zap ve Küçük Zap’tır. Debisi ortalama 360 m³/sn dir. Eylül ayı ortalarında 55 m³/sn ile en küçük, şubat sonunda 2263 m³/sn akımı ile büyük değişiklik gösterir. Akarsuda genellikle yaz sonu kuraklığı ve sonbahar başı yağış noksanlığı nedeniyle su azalır. Buna rağmen kış sonu yağışı ile ilkbahar başındaki karların erimesinden oluşan su ile kabarır.




Uzunluğu 1900 km (Bunun Türkiye topraklarında kalan kısmı 523 km) olan Dicle, Güneydoğu Toroslarda Maden Dağları kesiminde, Hazarbaba Dağı'nın güney tarafında, Yıldızhan yanındaki bir kaynaktan çıkar. Eskiden Hazar Gölü'nden beslenirdi. Şimdi gölle bağlantısı kesilmiştir. Kaynaktan çıktıktan sonra Maden ilçesinin önünden geçerek, Maden Çayı adını alır ve güneydoğuya doğru dar ve derin vadilerden geçip Diyarbakır şehrinin bulunduğu lav sahanlığının doğu kesimine paralel akar. Burada nehir vadisinin tabanı 600 m’ye iner. Diyarbakır’ın güneyinde 8 km mesafede doğuya yönelir. Bundan sonra kuzeyden Toros Dağları yamaçlarından inen başlıcaları Anbarçayı, Kuruçay, Pamukçayı ve Hazroçayı, Batman ve Garzan sularını alır. Güneyden ve Mardin eşiğinden inen sel yatakları Göksu ve Savur Çayı Dicle’ye katılır. Raman Dağının güney eteklerinde dar boğazlardan geçerek Botan Suyu ile birleşerek onun doğrultusunda güneye döner.
Dicle Nehri, güneye doğru akarken Cizre ilçesinin içinden Habur Suyu kavşağına kadar 40 km uzunlukta Türkiye-Suriye arasında sınırı meydana getirir. Habur Suyu ile birleştikten sonra Irak topraklarına girer. Dicle, Irak toprağında çöküntü çukurdan akarak, dar boğazları aşar Musul’da Büyük ve Küçük Zap sularıyla birleşir. Mezopotamya ovasına iner, bundan sonra Bağdat yakınlarında Fırat'a 35 km yaklaşır. Burada yine İran’dan gelen Piyale Nehri ile birleşir. Bu birleşmeden sonra tekrar Fırat’a yaklaşır ve Kurna yakınında Basra’nın 64 km yukarısında Fırat'la birleşerek Şatt'ül-Arab ismini alır. Basra Körfezi'ne dökülür.
Dicle Nehrinin suları yaz mevsimi sonlarına doğru azalır. Nisan ayında, nehrin yukarı çığırındaki dağlarda karların erimesinden suları çoğalır, en yüksek seviyesine ulaşır. Dicle, marttan mayısa kadar üç ay içinde, bütün yıl akıttığı suyun hemen yarısını akıtır. Rejimi düzenli değildir. Bu bakımdan bazı yıllar haddinden fazla taşarak birçok zararlara sebeb olur. Bu sebeple zararlarını önlemek maksadıyla Dicle’nin Mezopotamya’da kalan kıyılarına daha M.Ö. 3000 yıllarında setler yapılmıştır. Bu setler suların taşmasını önlediği gibi ekilen arazilerin yazın sulanmasını da sağlamıştır. Fakat setlere rağmen büyük taşmalar önlenememiştir. Yirminci asırda çalışmaları ancak 1939’da başlamış ve Kut Barajı yapılmıştır. 1958’de Samarra ve 1961’de de Dokham Barajı yapılarak suların taşması önlenmiştir. Bugün sadece Samarra ve Amarra arasında bir milyon hektarlık arazi ekilebilir hale sokulmuştur.
Dicle, eski Mezopotamya sınırını meydana getiren ırmaklardan biridir. Uzunluğu Fırat’tan daha kısa olmakla beraber suyu daha çoktur. Dicle, günümüzde de sulama kanallarıyle sulama sağladığı gibi, orta büyüklükteki taşıtlar nehrin ağzından Bağdat’a kadar, daha küçük boy taşıtlarsa Musul’a kadar giderek ulaşıma katkıda bulunmaktadırlar. Bu nehirlerden ulaşım bakımından çok faydalanıldığı tarihî kalıntılardan anlaşılmaktadır. Dicle kıyısında eskiden kurulmuş Ninova, Nemrut, Asur şehirlerinin eski kalıntıları bunun en sağlam belgesidir.
Dicle nehri üzerinde Kralkızı , Batman ve Dicle gibi önemli Hidroelektrik santraller kurulmuştur. Ilıs Barajı'nın temeli 05.08.2006 tarihinde Başbakan Erdoğan tarafından atılmış olup, Türkiye'nin baraj gölü açısından 2., enerji üretimi bakımından 4. büyük barajı olan Ilısu'nun tamamlanmasıyla Dicle nehri üzerinde Cizre Barajı'nın yapımına başlanacaktır.


DARLİNG NEHRİ 



Darling Nehri haritası.

Da'rling Irmağı, Avustralya'nın en uzun (2 757 km) ırmağı. Queensland ve Yeni Güney Galler eyaletleri sınırında Avustralya Sıradağları'ndan doğan Darling Irmağı, büyük iç ovada güneybatıya doğru akar; Mur-ray Irmağı'na karışır.



Pek çok kolu olmasına karşın, bir yıldan uzun sürebilen kuraklık dönemlerinde, suları damla damla akacak kadar kurur. Bununla birlikte, yağmurun yıl boyunca ender yağdığı ya da hiç yağmadığı bir bölgenin, tarım açısından candamanni oluşturur.


YANGTZE NEHRİ


Yangtze
KökenTibetÇin
Döküldüğü yerDoğu Çin Denizi
Geçtiği ülkelerÇin
Uzunluk6.370 km
Kaynaktaki irtifa5042 m
Su miktarı31.900 m3/sn
Havzası1.800.000 km²



Yangtze veya Yangzi JiangAsya'nın en uzun, dünyanın Nil ve Amazon'dan sonra üçüncü en uzun nehridir. Uzunluğu 6.370 km olup Çin'in batısından Doğu Çin Denizi'ne akar. Çince'de anlamı uzun nehirdir. Dünyada sadece bir ülkeyi sulayan en büyük nehirdir.


Yangtze veya Yangzi Jiang, Asya'nın en uzun, dünyanın Nil ve Amazon'dan sonra üçüncü en uzun nehridir. Uzunluğu 6300 km olup Çin'in batısından Doğu Çin Denizi'ne akar. Çince'de anlamı uzun nehirdir. Dünyada sadece bir ülkeyi sulayan en büyük nehirdir.


Yangtze Nehri’nin yukarı kesimi yüksek dağlar ve derin vadilerden geçen zengin su kaynaklarına sahiptir. Yangtze Nehri ayrıca Çin’in doğu bölgesini batı bölgesine bağlayan su taşımacılığının atardamarıdır; doğal ve üstün nehir yataklarıyla “Altın Su Yolu” olarak adlandırılır. Yangtze Nehri’nin orta ve aşağı kesimleri sıcak ve nemli iklimi, bol miktardaki yağış ve mümbit topraklarıyla Çin’in gelişmiş sanayi ve tarım bölgelerindendir.

Yangtze Nehri'nde bir günbatımı.

Çin'in doğusunda yer alan Yangtze Nehri deltası, Shanghai kenti ile Jiangsu ve Zhejiang eyaletlerini kapsıyor. Coğrafi konumundan kaynaklanan avantajları ve zengin kaynakları sayesinde güçlü bir ekonomiye sahip olan bu bölgenin gayri safi yurtiçi hasılası, tüm ülkeninkinin yüzde 22'sine denk geliyor. Çin'de reform ve dışa açılma siyasetinin uygulanmaya başlamasından bu yana geçen 30 yıl içinde Yangtze Nehri deltası, diğer bölgelerin gelişmesine ve ülkenin ekonomik ve toplumsal yapılanmasına büyük katkılar sağladı.


SARI IRMAK(HUANG HO)

Sarı Nehrin havzası

Çin'in Yangtze Irmağı'ndan sonra ikinci uzun ırmağıdır. Bu akarsuya verilen Sarı Irmak adı, taşıdığı ve yatağında biriktirdiği san renkli ince topraktan kaynaklanır. 5.464 km uzunluğunda olan Sarı Irmak, Tibet'te doğar ve Çin Halk Cumhuriyeti'nin doğusundaki Sarı Deniz'e dökülür.


Yangtze Nehri içinde fazla miktarda sarı kum 
taşıdığı için sarı bir renk alır.

Dünyanın en çamurlu akarsuyu olan Sarı Irmak Çin'in büyük ırmaklarından en kuzeyde olanıdır. Denizden 4.500 metre yükseklikteki dağlardan doğan Sarı Irmak yaylaları aşarak basamak basamak alçalır. Her inişte dar boğazlardan geçer ve akışı sık sık kesintiye uğrar. Bu sırada ırmağın akışı çok hızlı olduğundan ulaşıma elverişli değildir. Kuzey Çin Ovası'nı geçerken sığlaştığından ancak küçük tekneler yol alabilir. Irmağın yalnızca son 40 kilometresi ulaşıma uygundur. Zheng zhou (Çöngçou) yakınındaki Halkın Zaferi Kanalı ise Sarı Irmak'ı kuzeyindeki Wei Irmağı'na bağlar. Bu kanal, çunke adı verilen Çin'e özgü yelkenli teknelerin başka teknelerle birlikte Wei Irmağı ve Büyük Kanal yoluyla kuzeydeki Tiençin (Tianjin) limanına ulaşmalarını sağlar.

Uzun yolculuğu boyunca çok miktarda kum ve toprak sürükleyen Sarı Irmak'ın yatağı gittikçe yükselmektedir. Irmağın çevresindeki topraklardan daha yüksekte akmasına neden olan bu durum sulamayı kolaylaştırır, ama bir yandan da büyük taşkınlara, dolayısıyla can ve mal kaybına yol açar. Taşkınları önlemek için setler ve barajlar yapılmıştır. Irmağın taşıdığı ince sarı toprak pirinç ve darı yetiştirmeye elverişli olduğundan, ovada nüfus çok yoğundur. Ama, taşkın zamanlarında Sarı Irmak bentleri aşarak Kuzey Çin Ovası'nı sular altında bırakır. Binlerce insan boğulurken, ürünlerin yok olması yüzünden binlercesi de açlıkla karşı karşıya kalır.

Taşkınlar Sarı Irmak'ın pek çok kez yatağını değiştirmesine de yol açmıştır. 1852'den bu yana ırmağın ağzı eski yerinin kuzeyine doğru 400 kilometreden fazla kaymıştır. Taşkınları denetim altına almak ve elektrik enerjisi elde etmek için Zhengzhou'un batısında büyük bir baraj ve hidroelektrik santral yapılmıştır. Bir başka büyük baraj ve hidroelektrik santral da Lanzhou'un (Lançou) batısındadır.



MEKONG NEHRİ




MEKON NEHRİ
Mekong Irmağı, 4.350 kilometreyi bulan toplam uzunluğuyla Güneydoğu Asya'nın en uzun ırmağıdır. Aynı zamanda dünyanın en büyük ırmakları arasında yer alan Mekong'un akaçlama havzasının yüzölçümü 800.000 km²'ye yaklaşır.
Mekong, Çin'in güneybatısında yüksekliği 5.000 metreye yaklaşan Tibet Yaylası'ndan doğar. Çıplak, kayalık yamaçlı, derin ve engebeli vadilerden geçerek hızla güneye doğru akar ve Bfrmanya-Laos sınırının bir bölümünü oluşturduktan sonra Laos toprak­larına girer. Mekong'un oldukça uzun bir bölümü Laos-Tayland sınırının bir parçasını oluşturur. Laos'tan çıktıktan sonra kuzeyden
Kampuçya'ya giren Mekong'un kollarından biri bu ülkedeki Tonle Sap Gölü'yle birleşir. Daha sonra Vietnam'a giren Mekong, ülke­nin güneyinde iki büyük kola ayrılır ve geniş bir delta oluşturarak Güney Çin Denizi'ne dökülür.

Irmağın özellikle Kampuçya ve Vietnam'da geçtiği topraklar çok verimlidir. Laos ve Kampuçya'nın başkentleri Mekong kıyıların­da kurulmuştur. Mekong aşağı çığırında, da­ha çok muson rüzgârlarının getirdiği yağmur­larla beslenir. Irmağın taşıdığı su aşağı çığırın­da temmuz-ekim arasında en yüksek düzeyine çıkar. Kasımdan mayısa kadar ise azalarak en düşük düzeye iner. Aşağı Mekong havzasında ve çok geniş olan deltada pirinç yetiştirilir. Mekong Irmağı özellikle yukarı çığırında yük­sek akış hızı ve çağlayanlar yüzünden düzenli bir trafiğe elverişli değildir. Vietnam'daki delta bölgesinde ırmağın kollarını birbirlerine ve denize bağlayan kanallar vardır. Küçük deniz tekneleri suyun yüksek olduğu zaman­larda Kampuçya'nın başkenti Pnöm-Penh'e kadar ulaşabilmektedir.



  GANGES NEHRİ

Ganj Nehri





Ganj Nehri
KaynakHimalayalar
AğızBengal Körfezi
Havza ülkeleriHindistanBangladeş
Uzunluk2510 km
Havza alanı907.000 km²



Ganj Nehri (गंगा Hindu dilinde Ganga), Hindistan'ın kuzey topraklarından veBangladeş'ten geçen 2.700 km uzunluğundaki akarsu. Doğu yönünde, Bengal Körfezi'ne doğru akar ve Brahmaputra ırmağı ile birlikte 4/5'i Pakistan'a ait olan, 45.000 km²lik bir delta yaparak körfeze dökülür.

Ganj, yüksek Himalaya yaylâlarındaki Bhagirathi ve Alakmanda akarsularının birleşmesinden doğar. Dar ve sarp boğazlarla Siwalik tepeleri ve küçük bir ticaret şehrinin bulunduğu Hardvar Ovası boyunca akar. Geniş bir kavis çizerek Kuzey Hindistan'ın büyük alüvyal ovasında, Kanpur'dan Allahabad'a doğru iner; buradaJumna Irmağı ile birleşir. Doğuya doğru ilerler ve Varansi'dem 200 mil kadar sonra sol tarafından Gogra ve Gandak adlı iki akarsuyu, sağ tarafında da Patna'yı geçtikten hemen sonra, Deccan yaylâlarında birleştiği tek akarsuyu, Son'u alır.
Ganj Vadisi'nin en önemli endüstri bölgesi, delta üzerinde kurulu olan, bankaların ve endüstriyel yatırımların bulunduğu, Kalküta ve Howrah'dır. Bu bölgede en büyük jüt endüstrisi kuruludur. Ayrıca makina, kimya, kâğıt ve tüketim maddeleri endüstrisi de önemli yer tutar. Himalaya Dağları ile Deccan yaylâları arasında bulunan Ganj Vadisi, kesif tarımı, çeşitli endüstrisi, kalabalık şehirleri ve sıkışık trafiği ile Hindistan'ın kalbidir. Ayrıca Hindular, ölüleri yakarak küllerini Ganj Nehri'ne dökerler.

Kirlilik [değiştir]

Gange.jpg
Hinduizm inancında ne olursa olsun Ganj Nehri'nin kirlenemeyeceği inancı vardır. Bu nedenle yıllarca kirlilik için önlem alınmamış, birçok kanalizasyon hattı ve fabrika atıkları nehre boşaltılmıştır. Aşırı kirlilik yaratan deri sanayii ile birlikte nehre her gün tahminen 1 milyar litre lâğım akmaktadır. Ayrıca hindular hamile iken ölen bayanları ve çocukların cesetlerini ganj nehrine atarlar, Ganj nehrinde çok sayıda cesetin kıyıya vurup kuşlar tarafından parçalanarak yendiğini görebilirsiniz. Hindular bunun kutsal olduğunu düşünürler. Devlet şimdiden arıtma ve engellme çalışmaları için $33 Milyon dolar harcamışsa da bugün Ganj, dünyanın en kirli su kütlelerinden biridir. Fakat Hindular bunu kabul etmemekte ve her kutsal âyinde nehre girmeyi sürdürmektedir. Üstelik bu suda yıkanmanın yanı sıra içenler de olduğundan sarılık, tifo gibi pek çok hastalık kapılmaktadır. Aynı zamanda bu kirlilik uzun yıllardır nehir çevresinde yaşayan halk üzerinde alışa gelmedik bir etki yaratmıştır. Halk kutsal olduğuna inandığı nehir suyunu günlük işlerinde kullanmaktadır ve bu da nehirin barındırdığı hastalıklara karşı zamanla bağışıklık kazanmalarını sağlamıştır.Yerel halk bu yüzden nehirin suyunu şifalı kabul etmektedir.

Dinî önem [değiştir]


Dünya üzerindeki en kalabalık insan topluluğu
Ganj Nehri, Hinduizm inancına göre kutsaldır. Hindular nehri Tanrıça Ganga'nın kişileştirilmiş formu olarak kabul ederler ve bu nedenle insanlar nehre taparlar. İnançlara göre belirli günlerde nehirde yıkanmak günahların affedilmesi ve tövbelerin kabul görmesini sağlar. Hinduzimdeki ölü yakma geleneği nedeni ile birçok insan Hindistan gibi büyük bir ülkede binlerce kilometre yol katederek yakınlarının küllerini bu nehre serperler.
Hindu inançlarına göre nehrin suyuda kutsaldır ve insanlar için kurtuluş yoludur. İnanışa göre bu sudan bir yudum bile içmeden ölmek tamamlanmamış bir hayattır. Bunun ile birlikte ölüm döşeğinde bir hastaya son nefesinde nehrin suyundan içirmek cennete gitmesinin garanitisidir. Bu nedenle birçok Hindu evinde ağzı kapalı kaplarda, gerekli zamanlarda kullanmak için sular bulundurur. Nehrin çevresinde Ganj Suyu satan birçok satıcı vardır.
Hinduizm'deki birçok dinî gün ve festival Ganj'ın kıyılarında kutlanır, dünyanın en kalabalık ikinci ülkesi olan Hindistan'da yapılan bu tür kutlamalara milyonlarca insan katılır. Bugüne dek dünya üzerinde toplanmış en büyük kalabalık 70,000,000 kişi ile Ganj Nehri kıyısında,Prayaga'da toplanmıştır.


VOLGA NEHRİ


Volga Nehri

Rusya'da ırmak. Avrupa'nın en büyük akarsuyudur. 

Uzunluğu 3.685 km., beslenme havzasının yüzölçümü 1.500.000 km2'dir. Kalinin bölgesinin kuzeyinde, Valday Platosu'nda, Seliger Gölü'nün batısında doğar, Kazan'a kadar, bazı zikzaklar dışında, genellikle doğu ve güneydoğu yönünde akar. Burada güneye döner. Kuibişev'de çizdiği büyük dirsek hariç, güney yönünde akarak Astrakan'da, çok geniş bir delta üzerinde ve birçok kollarla Hazar Denizi'ne dökülür. 

Boyu 4.000 km.ye yaklaşmasına karşın, yatağının kaynak alanındaki yüksekliği birkaç yüz metreden ibarettir. Bu nedenle ırmağın eğimi çok azdır ve ortalama olarak kilometrede 7 cm., hatta bazı kesimlerinde daha da azdır. İlkbaharda eriyen karlarla kabarır ve çözülen buzları bloklar hâlinde taşır. Bu kabarma sırasında 8-12 m.ye kadar yükselir. Batı kıyıları yüksektir ve kıyısındaki kentler daha çok bu kıyıda kurulmuştur. 

Alçak olan doğu kıyısındaki kentlerse ırmağın taşma alanının dışında kurulmuşlardır. Ortalama debisi 8.000 m3 olduğu hâlde, taşma sırasında bu miktar 30.000 m3'ü geçebilir. Kışın bütün çığırı boyunca donar. Donma süresi güneyden kuzeye artar (Astrakan'da 101, Kazan'da 153, Kostroma'da 160 gün). Kollarıyla birlikte 25.000 km.ye yaklaşan bir iç suyolu ağı meydana getirir. 

Başlıca kolları: Tversa, Mologa, Kastroma, Unzha, Vetluga. Kama ve Samara (sağdan); Oka, Sura (soldan). Kıyısında yer alan başlıca kentler, Kalinin, Rybinsk, Yaroslavl, Kostroma, Gorki, Kazan, Kuibişev, Saratov, Volgograd ve Astrakan'dır. Aşağı çığırı balıkçılık bakımından önemlidir. Kanallarla öteki ırmaklara ve öteki denizlere bağlanmıştır. Üzerinde dünyanın en büyük göletlerinden bazıları kurulmuştur (Rybinskoye ve Kuybyshevskoye gibi).
























GAZİANTEP


Gaziantep kalesi

Gaziantep, halk arasındaki eski adıyla Antep, Türkiyenin'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile Akdeniz arasında bulunan aynı ilin merkez şehridir. Güneydoğuda şehir olarak en fazla nüfusu barındırır. Sanayi ve gelişmişlik bakımındandan birincidir. Gaziantep, ŞehitkamilŞahinbey olmak üzere iki metropol ilçeye ayrılmıştır. Gelişmişlik açısından Türkiye'nin 20. büyük ilinin merkez ilçesidir. Ayrıca Gaziantep, Türkiye'nin hâla yaşanılan en eski kenti olup, Dünya'nın da hâlâ yaşanılan en eski kentlerinden biridir. Bunların yanında Gaziantep, Türkiye sanayisi ve ticaretinde de çok önemli bir yer tutar. Bunun sebepleri arasında Gaziantep'in Anadolu ile Orta Doğu arasında bir konumda bulunması ve liman kentlerine yakınlığı sayılabilir. Gaziantep'in simgeleri arasında Gaziantep Kalesibaklava , antepfıstığı ve bakırcılık sayılabilir.

NÜFUS
Gaziantep, nüfus bakımından Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin en büyük ilidir, Türkiye'nin ise 6. en büyük ilidir. Gaziantep'te nüfus 1.912.223 kişidir. Nüfus yoğunluğu, merkez ilçelerde kilometrekarede 421 kişiyi aşmaktadır.
1927 yılı nüfus sayımında 214.499 olan il nüfusu geçen 70 yıl içerisinde %534 oranında artış göstermiştir. Bu artış oranı aynı dönem için Türkiye genelinde % 317 olmuştur. Gaziantep uzun yıllar dikkate alındığında Türkiye nüfus artış hızının çok üzerinde bir nüfus artışı göstermiştir. Bunun sebebi aşırı derecede göç almasıdır.

EKONOMİ
Gaziantep ulaşım olanakları ve liman kentlerine yakınlığı sebebiyle ekonomik açıdan Türkiye'nin en zengin kentlerindendir. Gaziantep'teki en önemli geçim kaynakları, tarım hayvancılıkenerji kaynakları, el sanatlarısanayi ve ticarettirGüneydoğu Anadolu Projesi'ni tamamlanması ile kentte tarımın daha gelişmesi planlanıyor.Maden kaynakları açısından son derece fakir olan Gaziantep'te fosfatmanganez ve boksit çıkarılır.

Tarım ve hayvancılık
Gaziantep'in ekonomisinde tarım çok önemli bir yer tutmaktadır. Ancak özellikle yaz aylarında yağış az olduğu için tarım gerektiği kadar gelişememiştir. Gaziantep'teki en önemli tarım ürünü antepfıstığıdır. Türkiye'deki antepfıstığı üretimin büyük bölümü ise Gaziantep'ten sağlanır. Öyle ki, 2007 yılında sadece Gaziantep'te 60.000 ton antepfıstığı üretilmiştir. Zaten antepfıstığı adını bu kentten almaktadır. Hatta Antepfıstığı Araştırma Enstitüsü de Gaziantep'tedir. Gaziantep'te antepfıstığı kadar zeytin ve üzüm de önemli tarım ürünlerindendir. Bu şekilde Gaziantep, tarımsal açıdan da çok gelişmiştir.



Antep fıstığı


Tarım kadar olmasa da hayvancılık da Gaziantep ekonomisinde çok önemli bir yer tutar. İlde mera alanları çok olsa da verimsiz olduğu için kentte daha çok küçükbaş hayvan yetiştirlir. Kentte en çok yetiştirilen hayvan koyundur. Ancak verimli ırk olmadıkları için yeterince ürün elde edilememektedir. Kentten Arap ülkelerine çok sayıda canlı hayvan ihraç edilir.

Sanayi ve Ticaret

Gaziantep, sanayi ve ticarette çok gelişmiştir. Kentteki bütün gelişme özel sektörün çabaları ile oluşmuştur. Gaziantep'te Türkiye'nin en büyük sanayi sitesi bulunur. Ayrıca Gaziantep, Türkiye'nin sanayi ve ticaretinde 5. sıradadır. Yakın zamana kadar ticareti büyük ölçüde sınır kaçakçılığına dayanan Gaziantep, şimdi gelişmiş bir ticaret merkezi hâline gelmiştir.Gaziantep'teki en önemli sanayi dalları pamuk ve akrilik iplik, halıun, irmik, makarna, gıda maddeleri, bitkisel yağplastikdeterjan üretimi ve deri üretimidir.



Gaziantep organize sanayi bölgesi



Gaziantep'in ülke çapında ihracat payı %13'tür. Ayrıca kent, antepfıstığı üretim ve ihracatının %90'ı, kuruyemiş işleme ve ihracatının %85'ini, makarna işleme ve ihracatının %60'ını, pamuk ipliği imalat ve ihracatının %45'ini ve havlu imalat ve ihracatının %10'unu elinde tutmaktadır.


GAZİANTEP HAYVANAT BAHÇESİ



Gaziantep hayvanat bahçesi

Gaziantep Hayvanat Bahçesi, 100 dönümlük anlana kurulmuş Türkiye'nin ve Ortadoğu'nun alan olarak birinci, Dünya'nın üçüncü, Avrupa'nın ikinci en büyük hayvanat bahçesi.






Gaziantep Hayvanat Bahçesi, 90 türden 3.720 hayvan barındıran bir kuş kafesi, 74 türden 2950 hayvana ev sahipliği yapan bir akvaryumu, 10 türden 64 hayvanı barındıran bir maymun evi, timsah ve yılanlardan oluşan bir sürüngen evi ve diğer hayvanlar için ayrılmış özel bölümleri bünyesinde barındırır.

Büyükşehir Belediyesi tarafından tanzim edilen Burç Ormanı Doğal Hayatı Koruma ve Rekreasyon Projesi. Hayvanat Bahçesi Burç Ormanı içerisinde 1000 dönüm arazi üzerine tahsis edilmiştir. Gaziantep'te her zaman eksikliği hissedilen Hayvanat Bahçesi ve Rekreasyon alanı çalışmaları 1998 yılında başlamıştır. Gaziantep Hayvanat Bahçesi Türkiye'nin en geniş alana sahip Hayvanat Bahçesi konumunda olup, Avrupa'da belli bir sıralamaya girmiş bulunmaktadır. 250 hayvan türünün yer aldığı, Türkiye'nin ve dünyanın sayılı hayvanat bahçeleri arasına giren Gaziantep Hayvanat Bahçesi, 19 Mayıs 2001 yılında hizmete açıldı.
Kuş Kafesi İçinde yüzlerce türün bulunduğu kuş kafesi 400 m² alana sahip 30 m yüksekliğinde hayvanların yazın ve kışın içerisinde rahatlıkla uçabilecekleri şekilde dizayn edilmiştir. Tropik ortamda yaşayan kuşlar için kışın ısıtılan kapalı bölümler de mevcuttur. Kuş kafesinde 90 cins ve 929 adet hayvan bulunmaktadır.
Akvaryum Deniz ve tatlı su canlılarının bulunduğu akvaryum bölümü 1200 m² alana sahip ve 450 ton su kapasitelidir.3 adet deniz akvaryumu ve 18 adet tatlı su akvaryumu olmak üzere toplam 21 adet akvaryum bulunmaktadır. 74 tür ve 2700 adet balığımız mevcuttur.
Maymun Evi Maymun Evi-400m² kışlık,500m² yazlık alana sahip olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Bu bölümdeki hayvanların kışlık barınaklarında kalorifer sistemi kurludur. Toplamda değişik türlerde 8 cins ve 30 adet maymun bulunmaktadır.
Sürüngen Evi İçerisinde değişik türde Yılanların ve Timsahın bulunduğu Sürüngen evi 100 m² kışlık, 250 m² yazlık alana sahip olup Sürüngen evinde bulunan yılanlar ve timsahlar kışın alttan ısıtmalı bölümlerde muhafaza edilmektedir.
Çift Tırnaklılar Çift tırnaklı hayvanların bulunduğu bölümde her farklı tür hayvan için ayrılan 20,25,30 metrekarelik alanlar etrafı şok telleri ile muhafaza edilmiştir. Bu bölümdeki hayvanlara doğal yaşam koşullarındaki uygun ortamları sağlanmıştır. Bu Bölümde Lama, Kızılgeyik, Beyazgeyik, Karaca, Kamerun Koyunu, Ceylan, Dağ Keçileri ve doğal ortama adapte olmuş diğer türlerimiz mevcuttur.
Tek Tırnaklılar Zürafa, deve, zebra, kanguru, atlar, yak ve deve kuşları kışın kapalı alanda yazın ise her bir türün yaşam standartlarına uygun şekilde dizayn edilmiş doğal ortamına yakın yazlık alanda barınmaktadırlar. Bu alandaki hayvanlarımızın birçoğunun nesli tükenmekte ve bölgemize uzak olan türlerden oluşmaktadır.
Yırtıcılar Yırtıcı hayvanlar bölümünde yazlık ve kışlık bölümler bulunmakla beraber kışlık bölümler kaloriferle ısıtılmaktadır. Aslan, kaplan, leopar, jaguar, puma, ayı, kurtlar, bu bölümdedir.
Yırtıcı Kuşlar İçerisinde değişik türlerde yırtıcı kuşları barındıran Yırtıcı Kuş Kafesi, 700 m² alana sahip olup her tür yırtıcı kuş için ayrı bölümlere ayrılmıştır.
Kümesler Kümesler 400m² alan içerisinde değişik türlerdeki kümes hayvanlarının her bir türünü ve bir birleri ile aynı ortamda yaşaya bilen kümes hayvanlarını bulunduğu 10 ayrı kafeslerden oluşmaktadır. 












İLÇELERİ





Gaziantep’in on ilçesi vardır. Şehitkâmil ve Şâhinbey ilçeleri il merkezini meydana getirir.

Şâhinbey: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 422.671 olup, 384.510’u ilçe merkezinde, 38.161’i köylerde yaşamaktadır. İl merkezini meydana getiren ilçelerden biridir.


Şahinbeyden bir görünüm.


Şehitkâmil: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 267.177 olup, 218.924’ü ilçe merkezinde 48.253’ü köylerde yaşamaktadır. İl merkezini meydana getiren diğer ilçedir.

Şehitkamil Anıtı.


Şehitkamil Belediyesi


Araban: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 36.773 olup, 14.275’i ilçe merkezinde, 22.498’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 38 köyü vardır. Yüzölçümü 496 km2 olup, nüfus yoğunluğu 74’tür. İlçe toprakları 1000- 1500 m yükseklikte bir platonun üzerinde yer alır. Batısını Kartal (Sof) Dağları engebelendirir. İlçe topraklarını Fırat Irmağı ve Karasu Çayı sular. Orta kesimde yer alan Araban Ovası, oldukça verimlidir.


Arabandan bir görünüm ve Karasu

Ekonomisi, tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri tahıl ve pamuktur. Zeytincilik yapılan ilçede bağlar ve fıstık ağaçları boldur. İlçe merkezi, Karasu Çayının iki yakasında kurulmuştur. İl merkezine 64 km mesâfededir. 1957’de ilçe olan Araban’ın belediyesi aynı sene kurulmuştur.

İslâhiye: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 72.235 olup, 34.607’si ilçe merkezinde, 37.628’i köylerde yaşamaktadır. İlçe toprakları dağlarla çevrili düzlüklerden meydana gelir. Batısında Amanos (Nur) Dağları, doğusunda ise Kartal (Sof) Dağı yer alır. Dağların orta kesiminde yer alan İslâhiye Ovası verimlidir. İlçe topraklarını sulayan akarsuların en önemlisi Karaçay (Karasu)dır. Bu akarsuyun üzerinde sulama gâyeli Tahtaköprü Barajı kurulmuştur.


İslahiye

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, soğan, şekerpancarı, pamuk, üzüm, zeytin, sarmısak, baklagillerdir. Akarsu kenarlarında yaygın olarak sebze yetiştirilir. Dağlık kesimlerde hayvancılık ve ormancılık başlıca geçim kaynağıdır. Orman ürünlerini işleyen, metal eşyâ ve makina üreten atölyeler başlıca sanâyi kuruluşlarıdır. İlçe topraklarında boksit ve dolamit yatakları vardır.

İlçe merkezi Gavur Dağlarının eteklerinde kurulmuştur. Haydarpaşa-Bağdat demiryolu ile Kahramanmaraş-Antalya karayolu ilçeden geçer. İl merkezine 88 km mesâfededir. Eski bir yerleşim merkezidir. İlçe belediyesi 1894’te kurulmuştur.

Kargamış: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 15.380 olup, 3430’u ilçe merkezinde, 11.950’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 36 köyü vardır. İlçe toprakları orta yükseklikte düzlüklerden meydana gelir. Fırat Nehri topraklarını sular.




Ekonomisi tarım ve sınır ticâretine dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri antepfıstığı, zeytin, mercimek, buğday, pamuk, şekerpancarı ve sebze yetiştirilir. İlçe merkezi Fırat Nehri kıyısında kurulmuştur. Gaziantep-Akçakale-Nusaybin demiryolu ilçeden geçer. Kargamış ve Belkıs harâbeleri, târihî su yolları bu ilçededir. Eski ismi Barak’tır. Nizip ilçesine bağlı bucakken, 9 Mayıs 1990’da 3644 sayılı kânunla ilçe oldu.

Nizip: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 106.381 olup, 58.604’ü ilçe merkezinde, 47.777’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 81 köyü vardır. İlçe toprakları orta yükseklikte engebeli arâziden meydana gelir. Kuzeyinde Gaziantep Platosu, güney kesiminde ise Barak Ovası yer alır. İlçe topraklarını Nizip Çayı sular.




Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri; arpa, zeytin, buğday, üzüm, mercimek, antep fıstığı ve soğan olup, ayrıca az miktarda nohut ve pamuk yetiştirilir. Canlı hayvan ticâretine yönelik koyun ve keçi beslenir. Zeytinyağı ve sabun fabrikaları başlıca sanâyi kuruluşlarıdır.

İlçe merkezi Nizip Çayı vâdisinde kurulmuştur. İl merkezine 45 km mesâfededir. Târihi çok eski bir yerleşim merkezidir. Târihî eserler bakımından zengindir. İlçe belediyesi 1911’de kurulmuştur.


Nurdağı: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 31.609 olup, 7048’i ilçe merkezinde, 24.561’i köylerde yaşamaktadır. İlçe toprakları orta yükseklikteki düzlüklerden meydana gelir.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri zeytin, şekerpancarı buğday, üzüm, soğan ve baklagillerdir. İslâhiye ilçesi Fevzipaşa bucağına bağlı belediyelik bir köyken 9 Mayıs 1990’da 3644 sayılı kânunla ilçe oldu. Kahramanmaraş sınırındadır.

Oğuzeli: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 42.661 olup, 9983’ü ilçe merkezinde, 32.678’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 27, Elbeyli bucağına bağlı 20, Doğanpınar bucağına bağlı 41 köyü vardır. Yüzölçümü 463 km2 olup, nüfus yoğunluğu 92’dir. İlçe toprakları Tilbaşar Ovasında yer alır. Topraklarını Sacır Suyu ve Balık Suyu sular.


Oğuzeli


Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, üzüm, arpa, mercimek, nohut, soğan, sarmısak olup, ayrıca az miktarda incir, nar, pamuk, mısır, zeytin ve antepfıstığı yetiştirilir. Canlı hayvan ticâretine dayalı olarak Kilis keçisi ve koyun beslenir. Yaygın bir şekilde sınır ticâreti yapılır.



İlçe merkezi, Tilbaşar Ovasında Sacır Suyu kenarında kurulmuştur. Denizden yüksekliği 700 metredir. İlçenin etrâfı bağ ve bahçelerle kaplıdır. İl merkezine 16 km mesâfededir. İlçe belediyesi 1946’da kurulmuştur.

Yavuzeli: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 23.955 olup, 6864’ü ilçe merkezinde 17.091’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 30 köyü vardır. Yüzölçümü 463 km2 olup, nüfus yoğunluğu 51’dir. İlçe toprakları orta yükseklikteki dalgalı düzlüklerden meydana gelir. Başlıca akarsuyu ovayı sulayan Bozatlı Deresi olarak da bilinen Merzimen Deresidir.




Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, nohut, mercimek, antepfıstığı ve pamuktur. Hayvancılık ikinci derecede gelir kaynağıdır. İlçe merkezi Yavuzeli Ovasında kurulmuştur. Gaziantep-Adıyaman karayolu ilçe merkezinden geçer. İl merkezine 37 km mesâfededir. İlçe belediyesi 1958’de kurulmuştur.







GAZİANTEP YEMEKLERİ





Türk ve dünya mutfakları arasında ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Nine’ den toruna bir miras titizliği ile öğretilen yemeklerin ve tatlıların yapımında kullanılan malzemelerin seçimindeki titizlik, hazırlama ve pişirmede gösterilen beceri, yemeklerin yapımında kullanılan ve yemeklerde değişik tat ve lezzet veren baharatlar, salçalar, soslar ve karışımlar, Gaziantep yemekleri ve tatlılarının şöhrete kavuşmasına ve aranılan damak tadı olmasına neden olmuştur.
Gaziantep yemeklerinin tüm yemek pişirme teknikleri cömertçe kullanılmıştır. (haşlama, ızgara, tava, sote, kavurma, tencere yemeği, fırın yemekleri vb.) Ayrıca yörede yetişen tüm meyve ve sebzeler Gaziantep mutfağında hak ettiği yeri almıştır. Gaziantep yemeklerinin başlıcaları şunlardır
Köfteler
İçli Köfte, Çiğ Köfte, Ekşili Ufak Köfte, Malhıtalı (Mercimekli)Köfte, Yoğurtlu Ufak Köfte,

Akıtmalı Köfte , Yağlı Köfte, İç Katması (Kısır)

Mercimekli köfte


Kebaplar
Kuşbaşı Kebabı , Kıyma Kebabı,Patlıcan Kebabı,Soğan Kebabı, Simit Kebabı, Yoğurtlu Kebap, Sebzeli Kebap, Yeni Dünya Kebabı,




Altı ezmeli kebap


Çorbalar
Dövmeli alaca çorba, Yoğurtlu dövme çorbası, Tarhana çorbası, Beyran çorbası,




Ev Yemekleri
Yoğurtlu soğan yahnisi, Patlıcan musakka, Pirpirim aşı, Börk aşı, Mıcırık aşı, Doğrama, Kabaklama, Boranı ve Sarımsaklı bakla, yuvarlama






Tavalar-Kavurmalar-Kızartmalar
Saçma tavası, Sarımsak tavası, Domates tavası, Bakla ve Fasulye tavaları, Et kavurması (Topaç), Ciğer kavurması, Et kızartması,




Saçma tavası


Dolmalar-Sarmalar
Karışık dolma, Patlıcan dolması, Biber dolması,Kabak dolması, Firikli acur dolması, Zeytin yağlı patlıcan ve Biber dolması, Mumbar Dolması, Bulgurlu Yaprak Sarması, Pirinçli ve Zeytinyağlı Yaprak Sarması, Lahana Sarması, Pancar Sarması.






Pilavlar
Özbek Pilavı, Havuç Aşı, Etli Dövme Pilavı, Firik Pilavı, İç Pilav, Mercimekli Pilav , Çağla Aşı , Kömeç (Buğulama)Aşı.






Hamur İşleri
Lahmacun (Gaziantep Usulü), Peynirli Pide, Pişi Böreği, Yeşil Zeytin Böreği, Peynir, Çökelek ve Lor Semseği






Piyazlar- Salatalar ve Cacıklar
Maş Piyazı, Fasulye Piyazı, Loğlaz Piyazı, Patates Piyazı, Yeşil Zeytin Piyazı, Çoban Salatası, Domates Salatası, Koruk Salatası ve Salatalık Cacığı,



Tatlılar ve Pastalar
Baklava, Kurabiye, Burma Kadayıf, Fıstıklı Kadayıf, Aşure, Zerde, Sütlaç, Bastık, Nişe Helvası, İrmik Helvası, Kuymak , Kaygana, Şıllık (akıtma), Kerebiç, Mayanalı Kahke, Hedik.

Bazı Özel Kahvaltılıklar
Katmer, Kaymak, Muhammara,Yeşil Zeytin Ekşileme, Tarhana Eritmesi,   






















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder